Maliyenin Uzlaşmaz Tavrı Yargıdan Dönebilir

Vergi, gümrük ve SGK işlemlerinde mevzuatın ve yapılacak işlemlerin sürekli değişmesi, bu işlemlerin mükellefler üzerinde belirli bir yük oluşturması gibi sebeplerle atlanan birçok husus olduğunu herkes biliyor.

Bunu bilen kanun koyucular da ihmal ve ihlallerin bir tutulmaması, müeyyidelerin daha katlanılabilir seviyeye gelmesi ve ferd-devlet uyuşmazlıklarının uzamadan son bulması için farklı çözümler üretmişlerdir. Bu yolların başlıcaları indirim yapılması, uzlaşma müessesesi ve mahkemeye başvurulmasıdır. Özellikle incelemelerde ağır cezalar yiyen mükellefler bu cezaları, daha makul seviyeye indirerek ödemek ve ticari hayatlarını kaldığı yerden devam ettirmek isterler. Vergi dairesinde yapılacak indirimi yeterli bulmayan, mahkeme ile de uğraşmak istemeyen mükellefler genelde uzlaşma yoluna gitmeyi tercih ediyor. Böylece gümrükte malların beklemesi, vergi dairelerinde koda alınma, SGK’da cezaların katlanması gibi ihtimaller son bulmuş olur.

Fakat kanunları uygulamakla sorumlu olan bazı görevlilerin kanun koyucunun mükelleflere verdiği bazı hakları ısrarla kullandırmak istemediğine şahit oluyoruz. Mükellefler nasıl çıkarılan vergi aflarına, uzlaşmalara başvurabiliyorsa, bu imkanları da tam manasıyla, tüm yönleriyle kullanabilmeli. Aksi takdirde sadece göstermelik haklardan bahsedilmiş olacak ki bu durum Sayın Başbakan’ın mücadelesini verdiği demokratik ülke olma iddiasını zayıflatacaktır.

Davada kullanılmasından korkuluyor

Komisyonlarda görev yapan kişiler, son teklifte indirimli rakamları yazmaları halinde mükellefin yargı aşamasında bunu güçlendirici delil olarak kullanmasından çekinmektedirler.

konuyla ilgili yüzden fazla vergi mahkemesi ve Danıştay kararını inceledim. Hiçbirinde de iddia edildiği üzere uzlaşma komisyonunun teklifinin delil olarak kullanılmadığını gördüm. Halbuki Vergi Usul Kanunu ve Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği’nde uzlaşmada tarafların anlaşmaması halinde ne yapılacağı belirtilmiştir. Buna göre uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa idarenin nihai teklifinin yazılması gerekir. Mükellef dava açma süresinin sonuna kadar teklif edilen vergi ve cezayı kabul ettiğini yazılı olarak bildirirse bu takdirde uzlaşma sağlanmış sayılır. Bunun aksini düşünmek ve uygulamak göz göre göre mükellefe kanunca tanınan hakkı gasp etmektir. Uzlaşmanın manası ve fonksiyonu da zaten iki tarafın konumunu değerlendirerek pazarlık yapması ve bir noktada anlaşmasıdır. Bazı komisyonlarda 2-3 dakika ile sınırlanan uzlaşma süresinde mükellefi karar vermeye zorlamak idarenin gücünü kullanarak mükellefi mağdur etmesidir.

İndirim teklifi tutanağa geçirilmeli

Uzlaşmaya ilişkin tutanağa idarenin son teklifinin yazılması zorunluluğu hem mükellef açısından hem de idare açısından faydalıdır.  Mükellef uzlaşma aşamasında, daha sonra hesaplanacak gecikme faizini öngöremiyor. Uzlaşma görüşmesinin çok kısa olması sebebiyle sağlıklı değerlendirme yapamıyor. Kendisine ihbarname tebliğ edilip nihai rakamları gördüğü zaman genellikle koşarak vergi dairesine gidiyor ve uzlaşma komisyonunun teklifini imzalayarak ihbarnameleri yeniden düzenlettiriyor. Böylece iki üç yıl mahkemelerle uğraşmamış, daha fazla ceza ödeme riskinden de kurtulmuş olurlar. Hazineye de sıcak para girmiş olur. Mahkemelerin iş yükünden kurtulması da cabası.